|
Hastanemizde göz hastalıklarının teşhis ve tedavisinde kullanılan teknik imkanlarımız;
GÖZ TANSİYONU TEDAVİSİ
Hastanemizde bu amaçla kullanılan ileri teknoloji ürünü, görme sinirinde meydana gelen ND Yag Lazer hastalarımızın kullanımına sunulmuştur.
Günümüzde Lazer sistemi hızlı,etkin ve güvenilir bir tedavi yöntemini bizlere sağlamaktadır.
Lazer uyarılmış radyasyonun yoğunlaşmasıyla güçlendirilmiş bir ışık demetidir. Enerjisi ve verim aralığı ayarlanabilen bu ışık demeti hedef dokuyu tedavi etmeye yönelik olarak kullanılır.
1963 yılından beri kullanılan dermatolojik lazerlerde sağlığa zararlı herhangi bir yan etkiye rastlanmamıştır.
Lazer sisteminde kullanılan soğutucu sistem işlemin ağrısız gerçekleşmesini sağlamaktadır.
Glokom, göz içi basıncı yüksekliği, görme alanı ve görme sinirinde kalıcı hasarlara yol açan, giderek görme keskinliğini azaltan bir hastalıktır. Tüm dünyada körlüğün önde gelen nedenlerinden biridir. Her yasta görülebilir. Glokom; göz içi basıncı yüksekliği, görme sinirinde ilerleyici hücre kaybı, görme alanında ilerleyici daralmayla giden ve ancak son evrelerde görme azalmasına neden olan bir rahatsızlıktır. Özellikle ilerleyen yaşlarda ortaya çıkması ile bilrlikte her yaşta görülebilmektedir.
Öncelikle herkesin bu hastalık yönünden dikkatli olması ve düzenli kontrolden geçmesi gerekir. Fakat bazı kişiler normal topluma göre daha yüksek risk altındadırlar.Bu kişiler :
• 40 yasini geçenler,
• Akrabalarında glokom bulunanlar,
• GIB anormal şekilde yüksek seyredenler,
• Seker hastalığı,
• Yüksek miyopi,
• Uzun süreli kortizon kullanımı,
• Göz yaralanması,
• Yüksek kan basıncı,
• Şiddetli kansızlık ve sok geçirilmiş olması.
Glokomun en iyi tespit yöntemi düzenli göz muayenelerinin yapılmasıdır.
İlaçlarla yeterli sonuç alınamadığında, ilaçlara uyum sağlanamadığında veya üstesinden gelinemeyen yan etkiler görüldüğünde cerrahiye müracaat edilir. Lazer cerrahisi normal cerrahiye geçmeden önce bir ara basamak oluşturur. Lazer ile tedavi 15-20 dakika sürer, acısızdır ve ameliyathane şartları olmaksızın yapılabilir. Lazer, göze delik açmaz.
FUNDUS KAMERA SİSTEMİ (Göz Anjiyosu)
Karabük Devlet Hastanesi göz hastalıkları tanı merkezine alınmış olan fundus kamera ile göz anjiyosu yapılabilmektedir.Bu sistem ile çeşitli göz hastalıklarının teşhisi yapılabilmektedir.Almış olduğumuz TOPCON TRC 50EX MARKA fundus kamera göz hastalıkları tanı merkezinde yakında hizmete girecektir.
Özellikle retinal yani gözün arka kısmındaki hastalıkların teşhisinde ve damarların incelenmesinde kullanılır.
Son yıllarda hızla bir şekilde artan şeker hastalığından oluşan görme kayıplarının zamanında teşhisini sağlamaktadır.Şeker hastası olan bir insanlarda
zamanla gözlerinde (retina bölgesinde) değişiklikler oluştuğu ve bu görme bozukluğu riskini %35i taşımakta olduğu tespit edilmiştir.
Kan şekeri seviyesinin yükselmesi sonucunda göz damarları zayıflar ve damarlarda küçük boloncuklar (yada mikroanevrizmalar) meydana gelir.Bu boloncuklar patlayarak kanama ve kan yağı birikintileri oluştururlar.bu rahatsızlıklar görme kaybına yol açar.bu nedenle bu rahatsızlık bolonlar oluşum aşamasında tespit edilerek durdurulabilir.bu aşamada hastalığın takibi çok önem taşır almış olduğumuz bu cihaz ile bu takip yapılabilecektir.Gerektiğinde lazer tedavisi ile müdahele yapılabilecektir.
Muayne sırasında hastaya damarların görünür olması için damar yolu ile özel boya ihtiva eden ilaçlar verilir ve damarlar görünür hale getirilir.Kullanılan ilaca göre anjiyo çeşitleri bulunmaktadır.Almış olduğumuz bu cihaz ile dijital görüntüleme,hastaya özel arşivleme,yüksek kalitede ve çoklu dijital fotoğraf baskıları alabilme fonksiyonlarıyla son teknolojik özelliklere sahip bulunuyor.Dijital veriler,anında elde edilerekfotoğraf şeklinde çıktıları alınabilmekte ve ayrıca cd `ye kayıt yapılarak hastaya verilebilmektedir.ilaç verildikten belirli bir süre sonra(göz bebekleri yeterince büyüdüğünde) her iki gözün fundus kamerası kullanarak retina fotoğrafları çekilir ve hastalıkların teşhisinde kullanılır.
PLUSOPTİK GÖZ ÖLÇÜM CİHAZI
Normal bir insanın göz ölçümlerinin yapıldığı cihazlarla bebek ve çocukların göz ölçümleri yapılamadığından hastanemizce Plusoptik göz ölçüm cihazı alınmıştır.
Bu cihazla yenidoğan, bebek ve çocuklar için göz taramaları yapılabilmektedir. Bu taramalar ile özellikle çocuklarda görülen göz tembelliği ve göz hastalıklarının tanıları konulması tedavilerinin hastalık ilerlemeden yapılabilmesi sağlanmaktadır.
Hastalık başlangıç aşamasında teşhis edilir.Test süresi yaklaşık 1 dk olup cihazda çocukların dikkatini çekmek amaçlı sesli ve uyarılı sistemi mevcuttur.
Bu cihaz, Karabük ilimizde ilk defa hastanemizde hizmete girmiştir. Alınan KBB ve göz cihazları ile yenidoğan, bebek, çocuklar ve zihinsel engelliler için Görme ve İşitme fonksiyonlarını değerlendiren erken tanı ve tarama merkezi hastanemizde hizmet vermektedir.
Retina (göz ) hastalıkları tedavisinde cerrahi müdahalelerde kullanılır.Örneğin retina damar tıkanıklığı küçük retina yırtıklarının tedavisinde kullanılır. Alım işlemleri tamamlanmıştır.Kamu sağlık kuruluşlarında yalnızca hastanemizde bulunmaktadır
Hastanemize merkezi ve çevresel görme kalitesini test eden Octopus marka görme alanı cihazı alınmış ve halkımızın hizmetine sunulmuştur.
Gözlerden herhangi birisinin sabit bir noktaya bakarken görebildiği sahanın tümüne "Görme Alanı" adı verilir. Görme alanını ölçen cihazlara perimetre, ölçüm işlemine perimetri denilmektedir.
Görme alanı cihazı glokom,retina hastalıkları ve nörolojik hastalıkların tanısında özellikle tercih edilir.İğne deliği büyüklüğündeki ışığın çeşitli alanlarda yansımasıyla hastanın görme alanı test edilir.Test sonuçları bilgisayarda değerlendirilip aynı yaş grubundaki normallerle karşılaştırılır.Görme kaybı biçimlerine göre, hastalıklarda sınıflandırılır.Bu testler özellikle glokom hastalığının seyrinde takip amaçlı kullanılır.
Glokom körlüğe sebep olan en önemli rahatsızlıklardan biridir.Glokom yavaş seyreden, fakat sürekli ilerleyen ve giderek göz siniri tahribatına yani görme kaybına yol açan karakteristik bir belirtisi olmayan kronik bir göz hastalığıdır.Sinsi ve son safhasına kadar göz çevresinde ağrı dışında belirti vermeyebilir.Hasalık rutin muayeneler esnasında fark edilebilir.
Tanı konulmasında Göz tansiyonu seviyesi ölçümü, görme siniri incelenmesi
(Gözdibi Muayenesi) ve özellikle bilgisayarlı görme alanı testi çok büyük önem taşır.Bu cihaz glokom hastalığının tanı ve tedavisinde altın satandarttır.
Bilgisayarlı pnomatik tonometre cihazı hava üfleme yöntemi ile 2 saniye
içersinde tam otomatik olarak göz tansiyonunuzu ölçer.Uluslararası normlara göre, glokom takibindeki hastanın 3 ayda bir göz tansiyonu ölçümü ve 6 ayda bir bilgisayarlı görme alanı ölçümü yaptırması gerekmektedir.
Glokom tedavi edilmediğinde kesinlikle görmenin tümüyle kaybına neden olan bir hastalık olduğundan, teşhis edildiğinde hastalığın niteliği ve ciddiyeti, doktor tarafından hastaya ve hasta yakınlarına tüm açıklığıyla anlatılmalıdır. Çünkü hasta, hastalığın ciddiyetinin tam bilincinde olmadığında çoğunlukla tedaviyi sürdürmemekte, bu da görme kaybıyla sonuçlanmaktadır.
Bu yüzden görme alanı cihazı büyük önem taşımaktadır.
Kliniğimizde bu amaçla kullanılan ileri teknoloji ürünü, görme sinirinde meydana gelebilecek en küçük değişiklikleri bile tespit ederek bize verebilen ve hastanın ilerideki takiplerinde meydana gelecek kayıpları gösterebilen Görme Alanı Cihazı hastalarımızın kullanımına sunulmuştur.
Göz Küresi
Göz küresi ortalama 2,5 cm. çapında küre şeklindedir.En dışta,beyaz skleranın tam ortasında saat camı şeklinde kornea tabakası bulunur.Orta tabakayı teşkil eder ve 3 bölümden oluşmuştur.Önde gözün rengini veren İRİS, önde CORPUS,CİLİARE,geride ise gözün büyük bölümünün beslenmesini sağlayan KOROİDEA bulunur.
En iç tabaka ise görme olayınının başlangıcını meydana getiren RETİNADIR.
Sklerayı konjonktiva adındaki 2 katlı saydam, sümüksü bir zar sarar.
Kornea ile iris arasında 2.5 mm. derinliğinde içi aköz hümör adındaki saydam sıvı ile dolu ön kamara,iris ile lens adını verdiğimiz göziçi merceği arasında yine aköz hümör ile dolu arka kamara adındaki odacıklar mevcuttur.Lensin arkasındaki saydam vitreus gözün 3/4' ünü doldurur,küreye şeklini verdirir. En arkada, retinadaki görmeyi beyine iletecek olan optik sinir başı bulunur.
Hastalıkları
Sümüksü zarın iltihaplarına konjonktivit denir.
İki neden ileoluşabilir :
1- Mikrobik: Antimikrobiyal ilaçlarla tedavi edilir.
2- Allerjik: Antihistaminiklerle, gerekirse antienflammatuarlarla tedavi edilir.
Keratit kornea tabakasının iltihabıdır. Konjonktivitler gibi tedavi edilirler.
**Gözün orta tabaksının iltihabı
Üveit ( iritis, iridosiklit veya koroidit ) adı verilir. Retinanın iltihabı genellikle koroidea ile birlikte olduğundan korioretinit adıyla anılır. Retinanın diğer önemli bir hastalığı ise kendi arasında ikiye ayrılmasıdır ki buna retina dekolmanı denir, tedavisi cerrahidir.
**Lensin saydamlığını yitirmesi
Katarakt olarak adlandırılır.
**Halk arasında karasu diye bilinen glokom
Göziçi basıncının yükselmesine bağlı olarak retina tabakasının beslenmesine mani olduğundan tedavi edilmezse kesin körlükle sonuçlanır !!
**Şaşılık
Genellikle bir gözün az görmesine ( tembelliğine ) bağlı olarak kaymasıdır. Genel kanının aksine ne kadar erken tedavi edilirse o kadar kolay ve çabuk düzelir. Bununla birlikte yeni doğanların 6. aya kadar olan kaymaları fizyolojiktir.
**Görme kusurları;
-miyopi, hipermetropi, astigmatizma ve presbiopi diye ayrılabilir. Astigmatizma ya miyop, ya hipermetrop veya her ikisinin karışımıdır. Presbiopi ise yaşlılıktan dolayı lensin elastikiyetinin azalmasına bağlı olarak yakını görememe / bulanık görme durumudur. Presbioplar da hipermetroplar gibi (+) camlarla düzeltilirler.
- Genel hastalıklar arasında, tiroid bezinin fazla çalışmasına bağlı olarak göz küreleri dışarı fırlamış gibi görünebilirler.
- Diabet retinanın venlerinde, arteryel hipertansiyon ve damar sertliği ise arterlerinde bozukluğa neden olurlar.
Glokom (Göz Tansiyonu) - ND YAG LAZER
Halk arasında 'Karasu' olarak bilinen glokom, kişinin gözünün tolere edebileceğinden daha fazla olan göziçi basıncının (GİB - göz tansiyonunun) meydana getirdiği hasar olarak tanımlanabilir. Veya görme ağ tabakası (retina) hücrelerinin kaybının az veya çok oranda GİB yüksekliğinden etkilenerek yaşa bağlı harabiyetin üzerinde olması halinde ortaya çıkan patolojik tablo olarak da ifade edilebilir.
Bu hasar başlıca optik sinir çukurlaşması ve görme alanında çok özel görünümlü görme alanı bozuklukları olarak gözlenir. Glokom olguların çok büyük bir çoğunluğunda GİB yüksek (> 20mmHg) olmakla beraber bir kısım olguda GİB normal kabul edilebilir sınırlar içinde olmasına rağmen yine de glokoma özel bulgular gözlenebilir. Bu durumda düşük veya normal tansiyonlu glokom (NTG)'lardan bahsedilir. Bazı olgularda da GİB normal sınırların biraz üzerinde olmasına rağmen optik sinir başında ve görme alanında hiçbir glokomatöz bulgu tesbit edilemez ki, bu durum da oküler hipertansiyon (OH) olarak tanımlanır. OH olgularının glokoma dönüşmesi söz konusu olabilmektedir. Ancak bu oran çok düşüktür.
Dünyada körlük nedenleri arasında katarakttan sonra ikinci sırada yer almaktadır.
Glokom tanısı ve glokomlu hastanın takibi için göziçi basınç değeri tek başına yeterli değildir. Görme alanı ve görme sinir başının ve sinirlerinin değerlendirilmesi çok ileri derecede önemlidir.
Görme alanı subjektif yani hastanın ifadesine bağlı muayene yöntemidir. Yaşlılarda, çabuk sıkılan kişilerde, glokomu ilerlemiş kişilerde güvenirliği azalmaktadır. Bu nedenle daha objektif tanı ve takip cihazlarına ihtiyaç duyulur.
Glokomda tanı ve takip çok önemli olmakla birlikte hastanın ilaçlarını muntazam olarak kullanması daha da önemlidir. Glokomda hastanın genellikle hiçbir şikayeti yoktur. İlaçlarını kullanırken kısa ve orta vadede kendisinin fark edebileceği bir iyilik de söz konusu değildir.
Glokom ilaç ile, olmazsa diğer tedavi seçenekleri ile kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Her ilaç herkese aynı ölçüde etki etmez, dolayısı ile tedavi oturana kadar sık kontrol gerekebilir.
Tanıda geç kalınmış olmak ne kadar kötü ise, yanlış pozitif tanı da o kadar zararlıdır. Çünkü tedavi için kullandığımız hemen tüm ilaçların yan etkileri vardır. Gereksiz yere yan etkilere maruz kalmak hiç de uygun bir durum değildir. Ayrıca kişinin kullandığı diğer ilaçlarla da etkileşimlerinin bilinmesi ve ona göre ilaçların tespit edilmesi gerekir.
|